Anasayfa / Magmatik Kayaçlar / Magmatik Kayaçlar

Magmatik Kayaçlar

/
/
/
8 Views

Bu kayaçlar magmanın soğuyarak katılaşması sonucu meydana gelirler. Yer kabuğunun yaklaşık olarak % 65’ini oluştururlar. Kökenlerini magma teşkil ettiğinden bunlara magmatik kayaç veya kısaca magmatit ismi verilir.

Magma bazen yeryüzüne kadar yükselir ve orada soğuyup katılaşır. Bu yolla meydana gelen katılaşıra kayaçlarına ekstrüsif kayaçlar ismi verilir. Aynı kayaçları ifade için volkanik kayaçlar (volkanit’ler) veya yüzey kayaçları terimleri de kullandır.

Magmanın soğuması bazen yerin iç kısmında, belirli bir derinlikte gerçekleşir. Böyle bir soğumayla meydana gelen kayaçlara ise intrüsif kayaçlar ismi verilir. Bunların bir kısmı yeryüzüne yakın kısımlarda, diğer bir kısmı ise, büyük derinliklerde oluşmuşlardır. Bunlardan birincilere subvolkanik kayaçlar, ikincilere de plütonik kayaçlar (plütonit’ler) veya derinlik kayaçları denir.

 

Soğumanın yeryüzünde veya yerin derin kısımlarında meydana gelmesi katılaşıra kayaçlarının dokusu üzerinde rol oynar. Magmanın sıcaklığı düştükçe, kendisini meydana getiren erimiş unsurlar, erime noktalan yüksek olanlar önce

düşük olanlar sonra olmak üzere, katılaşır ve ondan ayrılırlar (Şekil 14). Soğuma ne kadar derinde olursa o kadar yavaş olur ve birbiri peşi sıra katılaşan unsurlar rahatça gelişme imkânı bulur. Böylece derinlik kayaçları iri unsurludurlar. Buna mukabil soğumanın hızlı olduğu yüzey kayaçları ince unsurlu veya camsıdır. Magma sıcaklığı birden düştüğü için erime derecesi farklı unsurlar hemen hemen aynı anda veya kısa aralıklarla kamaştıklarından büyüme imkânı bulamamışlardır.

 

Başlıca yapı ve doku tipleri:

Katılaşım kayaçlarının yapı ve dokuları çok çeşitlidir. Burada yapı (strüktür) kayacın büyük ölçekteki özelliklerini; doku (tekstür) ise küçük ölçekteki özelliklerini belirtir. Doku deyince kayacı oluşturan unsurların boyutları, şekille-ji, tertiplenme düzenleri ve bulunuş oranlan gibi, el numunesinde veya mikroskop altında görülebilen özellikleri anlaşılır.

 

Yapı tipleri:

Masif yapı : Kayacın diyaklaz(çatlak) veya diyaklaz sistemleriyle

bloklara bölünmemiş olduğu yapı tipidir. Diğer bir ifadeyle bu yapıdaki bir kayaç diyaklaz veya diyaklaz sistemi içermez.

 

Diyaklazlı yapı : Kayaç kütlesinin diyaklaz veya diyaklaz sistemlerine bağlı olarak çeşitli büyüklükteki bloklar halinde bulunduğu yapı tipidir.

 

Sütunlu yapı : Kayaçlann, diyaklaz sistemlerine bağlı olarak, çok yüzlü muntazam prizmalar (dörtgen prizma, altıgen prizma gibi) şeklindeki sütunlardan oluştuğu yapı tipidir. Bazalt sütunları bu yapıya tipik örnektir.

 

Sünger yapısı : Kayacın çok gözenekli olduğu yapı tipidir. Bu yapıdaki bir kayaç, sünger gibi delik deşik bir görünümde bulunur. Gözenekler soğuma ve katılaşma sırasında mağmatik kütleden ayrılan gaz kabarcıklarının yerlerine tekabül ederler. Sünger taşı (ponza taşı) nın yapısı bu tipe güzel bir örnek teşkil eder.

 

Akıntı yapısı : Magmanın katılaşmadan önceki hareketi sırasında, onun içinde yer alan iri kristaller (fenokristaller) hareket yönünde ve birbirlerine paralel olarak dizilirler. Böylece katılaşım kayaçlan akınü yapısı kazanırlar. Akıntı yapılarının bir kısmında, mika gibi geniş yüzeyli yassı mineraller birbirlerine paralel olarak sıralanmışlardır. Kayaca ince tabakalı bir görünüm veren bu yapıya düzlemsel akıntı yapısı denir. Açık renkli minerallerle koyu renkli minerallerin ardalandığı düzlemsel akınü yapılan da vardır. Amfibol gibi uzun veya prizma-tik kristallerin hareket yönünde sıralandığı akıntı yapısı ise çizgisel akıntı yapısı olarak ayrılır.

 

Doku tipleri:

Katılaşım kayaçlannm, kristalleşme derecesi ve dolayısıyle tane boyutuna göre ayrılabilecek başlıca doku tipleri şunlardır.

 

Granüler (taneli) doku : Bu dokuda kayaç hemen hemen aynı büyüklükteki kristalize minerallerden oluşur. Diğer bir ifadeyle kayaç holokristaleriâir.

 

Kayacı meydana getiren taneler gözle görülebilecek boyutta ise buna fa-neritik doku ; taneler ancak mikroskopla görülebilecek boyutta ise buna da afa-nitikdoku adlan verilir.

 

Porfirik doku : Bu dokuda kayacı oluşturan taneler aynı büyüklükte değildir, ince taneli ve / veya camsı bir hamur içinde iri kristaller (fenokristaller) yer alır.

 

Camsı doku. : Bu dokuda kayaç tamamen amorf maddelerden oluşmuştur ve cam görünümünde bulunur.

 

Tanelerinin şekline ve birbirleriyle olan ilişkilerine göre katılaşıra kayaç-lan çok çeşitli dokuda olurlar. Bunların bazıları aşağıdaki gibidir.

 

Panidiomorfik doku : Kayacı teşkil eden minerallerin büyük bir kısmının kendine özgü kristal şekillerinde bulunduğu doku tipidir. Bu tip kiristallere idi-omorf kristal denir.

 

Panksenomorfik doku : Kayacı teşkil eden minerallerin büyük bir kısmının kendine özgü kristal şekillerinde bulunmadığı ( bu tip kristallere ksenomorf kristal denir) doku tipidir. Burada mineral, içinde bulunduğu boşluğu doldurmuş ve onun şeklini almıştır. Granitler içindeki kuvars taneleri genellikle bu şekildedir.

 

Ofitik doku: Bu dokuda çubuk şeklindeki fenokristallerin teşkil ettiği çerçevelerin arası diğer minerallerle doldurulmuştur.

 

Poikilitik doku: Minerallere ait küçük kiristallerin başka minerale ait büyük kristallerin içine sokulduğu (inklüzyon) yapı tipidir. Örneğin siyenit, mon-zonit gibi kayaçlarda, ortoklaz kristalleri içinde plajyoklaz ve mika inklüzyonlan bulunur.

 

Perlitik doku : Camsı dokunun özel bir tipidir. Kayaçta çabuk soğumaya bağlı olarak meydana gelmiş küçük yuvarlak veya kavisli çatlaklar bulunur. Bu özellik kayacın küçük kürecikler şeklindeki ufalanmasına neden olur. Bu doku tipi, perlit’te olduğu gibi, asit bileşimli genç lavlarda görülür.

 

Vitrofirik doku : Camsı dokunun bir tipidir. Bu dukuda volkan camından oluşmuş bir hamur içinde düzensiz olarak dağılmış fenokristaller bulunur. Örnek: Andezit. Burada plajyoklaz, homlend ve biotit kiristalleri camsı hamur içinde dağılmış olarak bulunurlar.

 

Katılaşım kayaçlannın kimyasal bileşimi:

Kimyasal bileşim kayacı teşkil eden minerallerin cinsine ve bulunuş oranına bağlıdır. Katılaşıra kayaçlannın bünyesinde yer alan başlıca minerallerin bulunuş oranlan ise şöyledir:

Feldspatlar% 59

Piroksen ve amfiboller % 17

Kuvars% 12

Mika%4

Diğer mineraller

Diğer mınerauer

Bu duruma göre silisyum ve alüminyum katılaşıra kayaçlannın başlıca unsurlarını teşkil eder. Özellikle silisyum en önemli unsurdur ve katılaşıra kayaçla-n, içlerindeki silisyum oranına göre 4 gruba ayrılır. Bunlar:

 

1 — Asit kayaçlar : Silisyum oranı % 65 – 66 dan çok, açık renkli nisbeten hafif.

 

2 — Nötr kayaçlar : Silisyum oranı % 52-65 arasında.

 

3 — Bazik kayaçlar : Silisyum oranı % 52 den az, koyu renkli nisbeten ağır.

 

4 — Ultrabazik (ultramafik) kayaçlar : Silisyum oranı % 40, çok yoğun ve koyu renkli.

 

Katılaşım kayaçlannın bağlıca türleri:

Katüaşım kayaçlan, kökenlerini teşkil eden magmanın çeşitli kimyasal bileşimde olmasından ve değişik kristalleşme şartlarından dolayı çok çeşitli tipte olurlar. Bununla beraber katılaşıra kayaçlan doku ve kimyasal bileşim gibi özellikleri göz önünde tutularak bir takım gruplara ayrılmaktadır. Kayaçlan kolayca tanımaya yarayan ve arazi sınıflandırması olarak da bilinen pratik bir sınıflandırmadaki başlıca gruplar granit grubu, siyenit grubu, diorit grubu, gabro grubu ve ultrabazik (ultramafik) kayaçlar grubu gibi gruplardır (Tablo 9). Bu grupların dışında herhangi iki grubun özelliğim taşıyan geçiş tipi kayaçlann oluşturduğu alt gruplar da vardır. Bunların en önemlileri granodiorit grubu ve monzonit grubudur.

 

Granit grubu :

Grubun derinlik kayacını granit meydana getirir. Granitler açık renkte gra-nüler dokuda kayaçlardrr. Asit karakterdedirler. Kristalleri iri ve hemen hepsi aynı büyüklüktedir. Yavaş soğuma sonucu hepsi gelişme imkânı bulmuşlardır.

 

Esas minerallerini kuvars, feldspat ve mika teşkil eder. Az miktarda bula-nabilen diğer mineraller amfibol (hornblend) ve piroksenlerdir. Hâkim feldspat tipini ortoklaz cinsi feldspatlar meydana getirir. Bununla beraber plajyoklaz tipi feldspatların hâkim olduğu granitler de vardır. Granitlerde hem biotit (siyah mika) hem de muskovit (beyaz mika) bulunabilir. Her iki mikayı birden ihtiva eden granitlere iki mikalı granit adı verilir.

 

Grubun yüzey kayacı riyolit’Mr. Bunlar kimyasal ve mineralojik özellikleri bakımından granite benzer. Asit karakterde ve açık renkli kayaçlardır. Çok ince taneli bir dokuya sahiptirler. Genellikle holokristalendirler.

 

Granitler esasında sert ve dayanıklı kayaclar olmakla beraber bir kısmı çeşitli nedenlerle kimyasal ayrışma ve fiziksel parçalanmaya uğrayarak granit topografyası adı verilen özel yerşekillerinin oluşmasına yol açarlar. Granitlerin dayanıksız olmalarında rol oynayan faktörler şunlandır: biotit ile plajyoklaz tipi feldspatların bolluğu, diyaklazlı veya çatlaklı yapı, iri kristalli oluş.

 

Bol miktarda biotit ve plajyoklaz tipi feldsp • minerali içeren granitler bu minerallerin asitlerden kolay etkilenmeleri ve kimyasal ayrışmaya uğramaları nedeniyle çözülürler.

 

Granitlerin nisbeten iri kristalli olanları diğerlerine nazaran daha dayanıksızdır. Çünkü iri kiristaller kimyasal ayrışma ve fiziksel parçalanmaya karşı daha büyük bir yüzey teşkil ederler.

 

Granitler diyaklazlı veya çatlaklı bir yapı gösteriyorlarsa, bu diyaklazlar veya çatlaklar boyunca kayacın derin kısımlarına sokulan aşındırma etmenleri onu parçalar.

 

Granitlerin ayrışması sonucu, yer yer birbiri üzerinde yer alan irili ufaklı ve köşeleri yuvarlaklaştınlmış bloklardan müteşekkil bir topografya şekli meydana gelir. Zemin granit kumuyla (arena) kaplıdır. Blokların oluşumunda bloklu çözülme ile eksfoliasyon ve dolayısıyle sferoidal çözülmenin (küresel çözülmenin) rolleri vardır. Burada granitler, önce, kınk veya diyaklaz sistemlerine bağlı olarak köşeli bloklara ayrılırlar. Daha sonra bu köşeli bloklar, dıştan içe doğru, bir soğanın kabuklarının soyulmasına benzer şekilde ince tabaklar halinde parçalanırlar (eksfoliasyon olayı) ve sonuçta yuvarlak bloklar haline dönüşürler.

 

Siyenit grubu :

Bu grupta yer alan kayaçlarda serbest kuvars yoktur. Bu özellik onlan granit grubu kayaçlanndan ayıran başlıca özelliktir. Bununla beraber bazı türleri % 5 den az kuvars içerebilir. Bunlara kuvarslı siyenit veya kuvarslı trakit adları verilir.

 

Grubun derinlik kayacının siyenit teşkil eder. Siyenitler granüler dokuda kayaçlardır. Esas minerallerini ortoklaz tipi feldspatlarla mika ve hornblend teşkil eder. Ayrıca az miktarda olivin, lösit ve nefelin gibi mineraller de ihtiva edebilir ve buna göre değişik isimler alır. Kuvarslı siyenit, olivinli siyenit, lösitli siyenit, nefelinli siyenit gibi. Siyenitler genellikle açık renklidirler. Bununla beraber yeşilimsi koyu gri renkte olanları da vardır.

 

Siyenitlerin ayrışma ve parçalanması sonucu granit topografyası benzer şekiller oluşur.

 

Grubun yüzey kayacını trakit teşkil eder. Bunlar genellikle porîîrik dokuda olan kayaçlardır. Kimyasal balamdan siyenitlere benzerler. Kuvars ihtiva etmezler. Minerallerini ortoklaz cinsi feldspatlardan sanidin ile biotit veya horrı-blend rrieydana getirir. Beyaz, açık gri, yeşil olmak üzere çeşitli renklerde bulunurlar.

 

Diorit Grubu :

Bu grupta yer alan kayaçlarda, ilk iki gruptan farklı olarak, plajyoklaz tipi feldspatlar bulunur. Bunlar genellikle sodyumlu feldspatlardır

 

Grubun derinlik kayaçlan diorit “terdir. Bunlar granüler dokuda kayaçlar-dır ve hakim minerallerini albit, oligoklaz ve andezin gibi plajyoklaz tipi feldspatlarla hornblendler teşkil eder. Aynca biotit ve ojit bulunur. Renkleri gri veya mat yeşildir.

 

Dioritler fazla dayanıklı kayaçlar değildirler. Özellikle nemli ortamlarda hornblend mineralinin kimyasal ayrışmaya (hidroliz) uğraması sonucu parçalanırlar.

 

Andezit‘ler grubun yüzey kayaçlandır. Kimyasal bileşimleri dioritlere benzer. Genellikle porfirik veya vitrofirik dokuda bulunurlar, içlerindeki andezîn ve hornblend mineralleri fenokristal şeklindedir. Gri, yeşil, kırmızı, siyah gibi çeşitli renkleri vardır.

 

Gabro grubu :

Bu grupta yer alan kayaçlar da, diorit grubundakiler gibi, plajyoklaz tipi feldspatlar içerirler. Fakat bunlar diorit grubunda olduğu gibi sodyumlu değil kalsiyumludurlar.

 

Grubun derinlik kayaçlan gabro larla diyabaz ‘lardır. Bunlardan gabrolar granüler dokulu kayaçlardır. Porfirik dokulu olanları azdır. Hakim minerallerini anortit ve labrador gibi kalsiyumca zengin olan plajyoklazlarla ojitler teşkil eder. içlerinde aynca az miktarda hornblend, olivin ve biotit de bulunabilir.

 

Diyabazlar ise kimyasal bileşimleri gabroya benzeyen fakat onlardan daha ince unsurlu olan kayaçlardır. Unsur boyutları bakımından gabrolarla bazaltlar arasında yer alırlar. Bu kayaca dolerit ismi de verilir. Grubun yüzey kayaçlannı ise bazalt ‘lar teşkil ederler. Bunlar çok ince unsurlu, ağır ve koyu renkli (koyu gri, yeşilimsi siyah ve siyah ) kayaçlardır Esas minerallerini anortit ve labrador gibi plajyoklaz tipi feldspatlarla piroksenler meydana getirir. Aynca olivin ihtiva edebilir. Bazaltlar bazen soğuma sırasında kütleden aynlan gaz kabarcıklannın yerlerine tekabül eden gözenekler ihtiva ederler. Bunlar sonradan kalsit, agat, ametist ve zeolitgibi minerallerle doldurulmuş bulunabilir.

 

Ultrabazik ( ultramafik) kayaçlar grubu :

Genellikle granüler dokuda olan bu kayaçlar esas olarak ferromagnezyum-lu minerallerden müteşekkildirler, renkleri koyudur; içlerinde feldspat bulunmaz. Başlıca türlerini hornblendi!, piroksenit ve peridotit meydana getirir. Bunlardan hornblenditin hakim minerali hornblend, piroksenitin ojit, peridotitin ise olivindir.

Gabro—ultrabazik kayaçlar grubuna giren kayaçlar maden cevheri bakımından zengindirler. Demir, magnezyum, nikel, platin, krom gibi madenler ihtiva ederler. Bu kayaçlann hepsine birden ofiolitler denir. Bunlar hidratasyon olayı sonucu yeşil renkli serpantin’e dönüştüklerinden yeşil kayaçlar olarak da isimlendirilirler.

 

Camsı kayaçlar:

Bunlar, magmanın ani soğumasıyla minerallerin tek tek gelişme imkânı bulamaması sonucu bu dokuyu kazanmışlardır. Başlıca çeşitleri şunlardır:

 

Obsidyen : Esas olarak siyah renkli bir volkan camıdır. Genellikle riyoli-tik lavların ani soğuması sonucu oluşur. Kırık yüzeyi konkoidal şekillidir.

 

Pekştayn (piçston, katrantaşı)): Koyu esmer veya koyu yeşil renkli, riyo-litik bileşimde bir kayaçür. % 5-10 nisbetinde su ihtiva eder. Obsidyenden daha mattır ve yağlı bir parıltıya sahiptir. Tamamen camsı doku göstermez. Az miktarda kristal ihtiva eder.

 

Perlit: Riyolitik bileşimde bir kayaçtır. Açık gri renklidir. Bünyesinde % 2-5 arasında su bulunur. Perlitik doku nedeniyle küçük kürecikler halinde ufalanır. Genellikle ses ve ısı izolasyon maddesi olarak inşaat sanayiinde kullanılır.

 

Sünger taşı (ponza taşı): Çok hafif ve sünger gibi delik deşik bir kayaçtır. Bu delikler, soğuma sırasında kütleden ayrılan gaz kabarcıklarının yerlerine tekabül eder.

 

Takilit: Camsı dokudaki bazalttır.

 

Katılaşım kayaçlan, yukarıda açıklanan pratik sınıflandırmanın yanısıra içlerinde yer alan minerallerin hacim olarak katılma oranlan (% cinsinden) gö-zönünde bulundurulmak suretiyle de sınıflandırılmaktadırlar.

Bir önceki yazımız olan Riyolit ve Özellikleri başlıklı makalemizde , riyolit nedir ve riyolit ve özellikleri hakkında bilgiler verilmektedir.

3 Comments

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

It is main inner container footer text