Anasayfa / Mineraloji / Eksolüsyon

Eksolüsyon

Katı eriyik konusunda belirtildiği gibi, boyutları çok farklı olan iki iyonun (veya atomun) birbirinin yerini alması sınırlı ölçüde mümkündür. Ayrıca sıcaklığın artması da farklı boyutlardaki iyonların yer almalarını kolaylaştırır. Diğer bir ifadeyle, yüksek sıcaklıklarda mineralin yapısı genişler ve atomların titreşim genliği daha büyük olur.

 

Sıcaklık arttıkça, daha öne büyüklükleri bakımından farklı olan atomik konumlar birbirlerine benzerler ve sonuçta bu konumlar ayırt edilmez hale gelirler. Örneğin K – Na feldispat serisinde Na ve K arasında katı eriyik düşük sıcaklıklarda sınırlı ölçüdedir. Fakat 1000 °C’ye yakın sıcaklıkta KALSi3O8 ile NaAlSi3O8 arasında bir tam katı eriyik serisi meydana gelir.

 

Yüksek sıcaklıkta homojen olan böyle bir mineral soğurken yapıda büyük gerilimler meydana gelir ve büyüklükleri farklı olan Na veya K iyonları kafesten dışarı atılmaya zorlanırlar. Yeterli zaman olursa büyüklükleri bakımından yapıya uymayan iyonlar, kafesten göç ederek yersel olarak gruplaşırlar ve boyutlarına uygun gruplaşırlar ve boyutlarına uygun koordinasyon yaparak kristal içinde ayrı bir yapıda düzenlenirler.

 

eksolüsyon
Resminde mikroskobik bir ölçekte eksolüsyon gözlemlendi; bu mikroyapı labradoritin çok ince esasen paralel tabakalarda karıştırılmadığını gösterir.

 

Düzensiz bir kristalde kabul edilmeyen iyonların kristal içinde ayrı bir yapıda toplanma ve büyüme işlemine eksolüsyon denir. Eksolüsyon, başlangıçta homojen olan bir katı eriyiğin sisteme herhangi bir malzeme eklenmeden veya çıkmadan iki (veya daha fazla) farklı mineral ayrılmasını belirtir.

 

Eksolüsyon veya ayrışma bir yağ ve sirke karışımı yapıldığı zaman ortaya çıkan duruma benzer. Yağ ve sirke çalkalanır veya karıştırılırsa çok küçük yağ ve sirke tanecikleri homojen ve bulanık bir süspansiyon meydana getirirler. Kısa bir süre bekletildikten sonra bu süspansiyondaki yağ ve sirke birbirinden iki saf sıvı halinde ayrılırlar.

 

Eksolüsyon, genellikle soğumayla ortaya çıkar. Göreceli olarak daha iri (örneğin 1 µ kadar) olan eksolüsyon yapılan mikroskopta gözlenebilirler.

 

Başlangıçta homojen olan ortamdan ayrılan eksolüsyon lamelleri genellikle kristalografik yönlenme gösterirler. Amfibollerde genellikle {001} ve {100}’a paraleldir. Alkali feldispatlarda (Na – K feldispatlar) eksolüsyon lamellerinin yaklaşık olarak {100} yüzeyine paralel olduğu  el örneklerinde de görülebilir. Alkali feldispatlarda, K bakımından zengin ortam ile bunun içinde yer alan Na bakımından zengin ortam ile bunun içinde yer alan Na bakımından zengin iri lamelli içiçe büyümelere pertit denir.

 

Sadece mikroskop altında görülebilen eksolüsyona , X-ışını yöntemleri ile saptanabilen incelikte olanlara ise adı verilir. Kristalografik olarak kontrol edilen ve eksolüsyonla oluşan bu tarzdaki iç içe büyümelere; alkali feldispatlarda, piroksenlerde, amfibollerde ve demir oksit gibi birçok mineralde rastlanır.

 

Eksolüsyon lamelleri, içinde yer aldıkları kayaçların soğuma hızını gösteren bir belirteç görevini görürler. Yavaş soğuyan kayaçlarda ayrışma için yeterli zaman bulunur ve sonuçta meydana gelen eksolüsyon dokusu daha iridir. Ani ve çok sıcaklıktaki homojen ve düzensiz yapısı korunabilir. Bu iki durum arasında olan biraz daha yavaş soğumayla ise çok ince eksolüsyon dokları gelişebilir.

Bir önceki yazımız olan Mineral Kristalleri başlıklı makalemizde amorf nedir, kristalin katı nedir ve mineral kristallerin geometrik şekli hakkında bilgiler verilmektedir.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google+
  • Linkedin
  • Pinterest

Yorum yapmak ister misin?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ataşehir escort Kadıköy escort ümraniye escort ümraniye escort bayan istanbul escort